You are currently viewing Pandeminin Çocuklara Etkisi

Pandeminin Çocuklara Etkisi

  • Post author:
  • Post category:Blog

Covid-19 virüsünün çıkışı ve pandemi sürecinin yaşanmasıyla birlikte gelen yeni hayat düzeni, zorunlu ama gerekli olan yasak ve kısıtlamalar hepimizi etkiledi. Ama unuttuğumuz bir şey var ki, belki bu süreçten en çok etkilen kişiler çocuklarımız oldu. 

Bu süreçte en savunmasız ve ne olduğunu kavramakta zorlanabilecek olan çocuklarımız belki de yeni yaşam tarzını benimsemekte veya uyum sağlayabilmekte çok zorlandılar. Covid’in yayıldığı dönemde Çin’de yapılan bir araştırmaya göre; yaşları 7 ila 18 arasında değişen çocuk ve ergenlere uygulanan bir online anket ile depresyon ve kaygı belirtilerinin görülme oranının normalde olduğundan iki kat daha fazla oranda olduğu bulunmuştur.

Pandeminin Çocuklar ve Ergenler Üzerine Etkileri Nelerdir?

-Korku ve kaygı, belirsizlik, anlam verememe duygu ve düşünceleri: İçe kapanma, sessizlik, üzüntü hali, nedensiz ağlama, huzursuzluk, huysuzluk, öfke nöbetleri, aşırı hareketlilik…

Bedensel belirtiler ise; baş dönmesi, baygınlık hissi, mide bulantısı, kalp çarpıntısı, nefes almada güçlük, tuvalet ihtiyacında artma, sıcaklık hissi, boğazda düğümlenme, terleme, yüzde kızarıklık…

Pandemi ve tam kapanmaya bağlı olarak diğer etkiler ise;

-İzolasyon, yaşıtlarla zaman geçirememe

-Okuldan uzak kalma, online eğitime alışma ve zorlanma:

*Sosyal becerilerde eksiklik (Akran ilişkileri/sosyal desteğin yeterince alınamaması)

*Akademik başarıda düşüşler

*Sınıf ortamından mahrum kalmaya bağlı olarak fiziksel aktivitelerde azalma

-Kayıp ve yas

*Yakın kaybı veya yakınının-kendisinin hastalanması, kaybetme korkusu, birinin vefatına şahit olma

*Kayıp çocuklara nasıl anlatılmalıdır? 1 dereceden, sevdiği ve yakınlık duyduğu kişi tarafından söylenecek. Açık net olunacak. Soyut kavramlar kullanılmayacak. Hastalık ve yaş ile ölüm ilişkilendirilmeyecek. Ölümün sorumlusu sen değilsin mesajı verilmeli

-Sıkılma, evde yapacak bir şey bulamama, yeteri kadar fiziksel aktivite yapamama

-Bağımlılık gelişmesi: internet, oyun gibi

-Ev içi kuralların esnemesi ile kullara karşı diretme, hırçınlık, inatçılık

-Psikolojik problemler: saldırgan davranışlar, davranış problemleri, sinirlilik, sık ağlama, uyku

problemleri, kabus görme, iştahta değişiklikler, kaygıda artış, bakım verene bağlı olma, huy değişikliği,

yalnız yatamama, altına kaçırma problemleri, takıntılar, içe kapanma…

Yaş gruplarına göre problemleri inceleyebiliriz:

• Okul öncesi çocuklarda: davranış ve becerilerde gerileme, anne babaya aşırı yapışma ve ayrılamama, uyku sorunları, iştahsızlık, korkular, yatak ıslatma, zarar verici davranışlar, yabancılardan aşırı korkma, nedeni bilinmeyen ağrılar, konuşma sorunları olabilir.

• Okul çağındaki çocuklarda: huzursuzluk, saldırganlık, aşırı yapışma, kabuslar, belirgin
konsantrasyon sorunları, yapması beklenen aktiviteleri yapamama, yaşa ve bilişsel gelişim düzeyine göre daha küçük yaşta çocuk davranışlarının sergilenmesi olabilir.
 
• Ergenlerde: döneme özgü birçok duygusal ve fiziksel değişiklik devam etmekte olduğu için, salgın hastalık ve zorunlu olarak evde kalma birçok soruna neden olabilir. Bazı ergenler böyle bir sorun olduğunu tamamen inkar edebilirler ve hayatlarında hiçbir değişiklik yapmayı kabul etmeyebilirler.
Uyku ve yeme sorunları, aşırı huzursuzluk, saldırganlık, içe kapanma, üzüntü, yoğun kaygı, fiziksel ağrılar, davranış sorunları, alkol kullanımı gibi riskli davranışlar olabilir.
 
Anne- babalara düşen görevler nelerdir?
 
-Kaygıyı azaltmak için ve çocukların kendilerini güvende hissetmeleri için yapılabilecekler:
 
*Merak ettikleri soruları dürüstçe açıklayın, geçiştirmeyin. Sorduğu soru kadarını ne eksiksiz ne de
fazla bilgi ile cevaplandırın. Eksik bilgi kafalarında soru işareti yaratır, fazla bilgi göz korkutucu olabilir.
 
Yaş ve gelişimlerine uygun açıklamalar yapın, gereksiz detaylara boğmayın.
 
*Bir problemi olduğunda, kafası karıştığında ailesiyle konuşabileceğini ve istediği soruyu rahatça
sorabileceğine dair güvence verilmeli ve bu konuda tutarlı olunmalıdır.
 
*Destekleyici, tutarlı, sevildiğini hissettiren tutumla yaklaşılmalı. Unutulmamalı ki; onlar çocuk ve bu pandemi onların suçu değil. Bu nedenle sabırlı davranılmalıdır.
 
*Rutinler çocuklar için çok önemlidir. O nedenle mümkün olduğunca daha önceden var olan rutinlere sadık kalınmalıdır. Mesela aynı saatte ailecek akşam yemeği yemek gibi…
 
*Çocuklar ailelerinin yaklaşımlarını, davranışlarını modellerler, örnek alırlar ve etkilenirler. O nedenle çocuklar etraftayken söylediklerimize ve davranışlarımıza dikkat etmeliyiz.
 
*Çocuklara kendi evlerinde güvende oldukları, alınan önlemlerin yeterli olduğu sıklıkla hatırlatılmalı, hissettirilmelidir. Gereken yardımların sorumlu kişiler tarafından sağlandığı güvencesi verilmelidir.
 
*Haberleri izlemesine dikkat edilmeli. Olumsuz içerikli haberlere maruz kalması, korkutucu videoları izlemesi ve yazıları okuması engellenmelidir.
 
*Covid’e yakalanması durumunda araştırmalara göre çocukların daha hafif geçirdiği bilgisi verilmelidir.
 
*Duyguları tanıması noktasında destek verilmelidir. Duygular üzerine konuşulmalıdır. Tüm duyguların normal ve yaşanabilir duygular olduğu konusunda farkındalık kazandırılmalıdır.
 
*Öncelikle anne babalar abartılı şekilde kaygılanmamalı, olumsuz duygu ve düşüncelerini çocuklarına çok yansıtmamalıdır. Ayrıca aşırı rahat da davranılmamalıdır. Çünkü çocuklar hem örnek alırlar hem de büyükleri kendilerine rehber olarak benimseyerek davranış ve tutumlarını kendilerince yorumlarlar. Bu nedenle aşırı rahat tavırda bulunmak ya çocukların kendilerini aşırı rahat hissetmelerine ya da kendilerinden bir şey saklanıyormuş gibi hissetmelerine neden olabilir
 
*Kurallardan taviz verilmemelidir. Herkesin bu durumu yaşadığının altı çizilmelidir. Kurallar tüm aile üyeleri tarafından belirlenmelidir.
 
*Evde çocuğun enerjisini atabileceği alanlar oluşturulabilir, bu aktivitelere yönlendirilebilir. Bu fiziksel aktiviteler ve oyunlar kaygı seviyesini de düşürür.
 
*Pandemiye ebeveyn ve çocuk arası ilişkiyi geliştirmek için fırsat gözüyle yaklaşılmalıdır. Ailece vakit geçirme: film izleme, kitap okuma, oyun oynama gibi…etkinlikler yapılmalıdır. Birlikte oyun oynarken duygularını ve düşüncelerini ifade etmesini sağlanabilir, resim yapma yoluyla duygularını ve kaygılarını yansıtması desteklenebilir.
 
*Artan teknoloji kullanımından dolayı dikkatli olmalıyız, bağımlılığa dönüşmemesi için teknoloji bağımlılığı işaretlerini bilmeli ve ona göre önlemler almalıyız.
 
*Akranları ile görüntülü sohbetleri desteklenmelidir. Ayrıca öğretmen ve diğer aile büyükleri ve varsa kuzenleri ile düzenli olarak görüşmeler sağlanmalıdır.
 
*Mizah ve eğlenme, iyi olma halimizi arttırır. O nedenle hem ebeveyn olarak kendinizin hem de çocukların eğlenebileceği ortamlar ve aktiviteler yaratılabilir. Havada olumsuzluk bulutları gezdiğinde motivasyonu arttırmaya yardımcı olabilir.
 
*Kendinizi ve çocuğunuzu olumsuz düşüncelerden uzat tutun. Yaratıcı ve hayal gücünü güçlendirici sohbet ortamları yaratın: Mesela bir hayvan olmak istesen ne olurdun? Kendin veya ailen hakkında en sevdiğin özellikler neler gibi?…
 
*Aktif kalmak için bu dönemi avantaja çevirin ve çocuğunuzla yapabileceğiniz aile aktiviteleri bulun: yeni bir yemek tarifi öğretmek, yeni bir dil öğretmek, bahçe işleri ile ilgilenmek gibi…
 
*Çocuğunuzun uyku düzenine dikkat edin.
 
-Yaş grubuna göre çocuklara yaklaşımlar?
 
*Okul öncesi çocuklar için;
Küçük çocuklar için aynı konuşmaların, aynı açıklamaların defalarca tekrarlanması gerekebilir. Sabırlı olunmalı. Çünkü hem bilgileri içselleştirmek hem de güven içinde hissetmek için tekrar tekrar sorabilirler.Kaygı eşittir belirsizliktir. Belirsiz durumlar kesinlikle kaygıya yok açar. Bu nedenle onlar için belirsizliği doğru sözcüklerle ortadan kaldırmanız gerekir.
Çocuğun çevreden duyduğu bilgileri göz önünde bulundurarak, sır saklamadan yaşına uygun doğru bilgiler verilmelidir. Bu yaş grubunda soyut düşünce gelişmemiştir. O nedenle göremedikleri canlı nesneleri anlayamazlar. Mikrop, virüs gibi kavramlar kafalarını karıştırabilir, bununla ilgili doğru bilgilendirme yapılmalıdır. Buna bağlı olarak hijyen kuralları netleştirilmelidir.
Arkadaşlarından neden ayrı olması gerektiğini bu zamana kadar öğrenen çocuklar bir şekilde online mecralarda arkadaşlarıyla bir araya gelip sosyalleşebilmelidir. Akran sosyalleşmesi çok önemlidir. Sosyalleşme esnasında çocuğa eşlik edilmelidir. Daha önce yapmadığınız eğlenceli motivasyon arttıran aktiviteler yapabilirsiniz. Örneğin: virüsün komik ve güçsüz bir halini çizmek, resmetmek sonrasında bunu yırtıp atmak veya pandemi sonrasında yapmak istediklerinizi, gitmek istediğiniz yerleri çizmek, el yıkamayı eğlenceli hale getirmek için bir yandan şarkı, tekerleme söylemek, arkadaşlarıyla oynamayı sevdiği oyunları beraber oynamak gibi…
 
*İlkokul dönemi çocuklar için;
 
Bu dönemde arkadaşlarından, öğretmenlerin ayrı olmanın verdiği zorluğu en aza indirmek
için konuşmalar, mesajlaşmalar desteklenmeli, engel olunmamalıdır.
Uzaktan eğitim bu süreçte devam ederken okulla ilgili sorumlulukları yerine getirme, derslere
girme, ödev yapma, teknoloji kullanımı, uyku düzeni gibi rutinler sabit devam etmelidir.
Covid hakkında sürekli takıntılı bir tutum sergileyen, konuşup duran çocukların dikkati
dağıtılarak, konudan uzaklaştırılmalıdır. Alması gereken önlemler hakkında net ve kesin tutumlar sergilenmelidir.
 
*Ergenlik dönemi için;
Bu dönemde olan tehlikeyi küçümseme, kendisine bir zarar gelmeyeceğini düşünme ve riskli
davranışlarda bulunma gibi tutumlar olabilir. Bu durumda, ergeni iyice dinlemek ve fikirlerini almak, tartışmadan açıklayıcı bir şekilde konuşmak gereklidir. Uygun olan bilimsel kanıtlar sunulabilir ve konuyla ilgili yeterli bilgi edinmesi için doğru araştırma yapması desteklenebilir.
Kurallar konusunda net olunmalıdır, sosyal açıdan desteklenmelidir.
 
Bu dönem Erikson’a göre kimlik krizi – kimlik kazanımı evresidir. Gruplara dahil olarak ve
sevdikleri kişileri modelleyerek ait olma duygusunun yaşandığı bir dönemdir. Ancak yasaklar
sebebiyle bu gelişim sekteye uğrayabilmektedir. Sosyal medya kullanımında özellikle iletişime
geçtikleri kişilere dikkat etmek gerekir.