You are currently viewing GERİ SAYIM BAŞLADI: OKULLAR AÇILIYOR!

GERİ SAYIM BAŞLADI: OKULLAR AÇILIYOR!

  • Post author:
  • Post category:Blog

Pandemi nedeniyle 1 yılı aşkın süredir, öğrenciler uzaktan eğitim ile eğitim-öğretim hayatına devam etmektedir. Bu süreçte, öğrenciler ve velilerin çoğu uzaktan eğitime adapte olmakta farklı nedenlerle zorlandılar. Yeri geldi 3 çocuklu bir aile, çocuklarının her birinin uzaktan eğitim alması için ihtiyaç duydukları teknolojik gereklilikleri karşılayamadı. Yeri geldi, çocuklar bilgisayar başında dersi takip etmekte zorlandılar, dikkat ve motivasyonlarını koruyamadılar. Bu süreç, yüz yüze eğitimin önemini tekrar gözler önüne serdi.

6 Eylül’de okulların başlamasıyla, uzaktan eğitimden yüz yüze eğitime geçilmesi kararı alındı. Bu karar öğrenciler ve velilerin geneli tarafından olumlu karşılandı. Bununla beraber, ilkokula başlamak zaten velileri ve öğrencileri kaygılandıran bir durumken, pandeminin getirdiği belirsizlik bu kaygının tırmanmasına neden oldu. Bir taraftan, pandemi koşullarında yüz yüze eğitimde alınması gereken önlemlerin yeterince alınıp alınamayacağı kafalarda soru işaretine neden olurken, diğer taraftan ilkokula başlayan çocuklarının okul uyumunun nasıl olacağı velileri düşündürdü.

Pandemi şartlarında, yüz yüze eğitim sürecinde ilgili mercilerin sorumlulukları elbette çok büyük. Ancak veliler olarak bizlerin de çocuklarımızı ilkokula hazırlarken sürecin daha sağlıklı geçmesi için bazı görevlerimiz bulunmakta.

Diğer taraftan, okula ilk kez başlayan çocukların özellikle okul öncesi eğitim almamış olanların ailelerinden ayrılması biraz daha zorlayıcı olabilmekte. Okula gitmek istememe, anneden ayrılmak istememe ve ağlama gibi davranışların bir süre görülmesi son derece normaldir.  Hatta pandemi şartlarını bir kenara bırakacak olursak, bu durumun geçen sene okula başlamış ve gitmiş çocuklarda da görülmesi normaldir. Genellikle bu durumun birkaç gün sürmekle beraber, ilk haftadan sonra ise geçmesi beklenir. Ancak bu süre uzuyorsa, okul korkusu ve ayrılık anksiyetesi aklımıza ilk gelenler sorunlar olacaktır. Bu durumda ise “daha küçük, bekleyelim alışır” demek yerine bir uzmandan destek almak faydalı olacaktır. Aksi taktirde yaşanan sorun büyüyüp çözülmesi daha zor bir hale dönüşebilir.

Peki çocuğumuzu ilkokula hazırlarken bizler ebeveyn olarak neler yapabiliriz?

Çocuğunuzla birlikte okul ziyareti yapın.

Okul seçildikten sonra, çocuk okula başlamadan önce okul ziyareti yapmak belirsizliği azaltmak için faydalı olacaktır. Ancak, okul seçimi yaparken, her okula çocuğu götürmemek gerekir. Okul ve öğretmenler ile iş birliği içerisinde çocuğun başlayacağı okulu, okul başlamadan önce birden fazla kez ziyaret etmek ve okulda artan sürelerle zaman geçirmesini sağlamak alışmasını sağlayacağından kaygısını da azaltacaktır.

Okul alışverişini birlikte yapın.

Okul için gereken malzemelerin alışverişini birlikte yapmak çocuğu okula hazırlamakla beraber heyecanını da arttıracaktır. Çocuğun okul ile ilgili olumlu tutum geliştirmesi için faydalı bir diğer öneri ise kendi ilkokul anılarınızı çocuğunuzla paylaşmanızdır. Ancak, okulun ilk gününü anlatırken, olumsuz anılar anlatmaktan kaçının.

Duygularınızı söyleyin.

Çocuğun okula başlama sürecinin sağlıklı geçmesinde aile tutumu çok önemlidir. Bazı anneler hem çocukları okula başlayacağı için heyecan ve sevinç duyarken hem de okula başlamak için çok küçük olduklarını düşünüp orada ezileceği ve yorulacağından kaygı duyabilirler. Çocuklar anne-babalarının ne hissettiğini fark etmede çok başarılıdır. Bu sebeple, eğer çocuk anne-babasının kaygı duyduğunu hissederse okula uyumu daha zor olacaktır. Bunun yerine, çocuğunuzun okula başlamasından ne kadar mutlu ve heyecanlı olduğunuzu ona söyleyin. Onunla gurur duyduğunuzu duymak çocuğunuzun okula karşı daha olumlu yaklaşmasını sağlayacaktır. Ayrıca, okulla ilgili korku veya kaygıları varsa, bu duygularını ifade etmesini sağlayın. Korkulacak bir şey yok demek yerine onu anladığınızı ve ne zaman ihtiyacı olursa yanında olacağınızı hissettirmeniz gereklidir. En önemlisi, çocuğunuzdan önce onu okula göndermeye siz hazır olun. Siz ne kadar hazır olursanız, bu süreç o kadar kolay geçecektir.

Okulda ilk gününün nasıl geçeceğini söyleyin.

Okulda ilk gün neler yapacaklarını çocuğa söylemeniz endişelerini azaltacaktır. Kendisini güvende hissedebilmesi için onu okulun bahçesinde bekleyeceğinizi ve teneffüste dilerse onu görebileceğini söylemeniz etkili olacaktır. Ayrıca, çıkışta birlikte bir şeyler yapabileceğinizi söylemeniz ve gerçekten ufak bir plan yapmanız daha olumlu duygu yaşamasını sağlayacaktır. Bunlara ek, okulun ilk günü mümkünse bir ya da iki ebeveyn ile okula gidebilirsiniz. Sizin haricinizde anneanne, babaanne, dede gibi diğer akrabalar ile kalabalık bir şekilde gitmek, çocuğun sizin yanınızdan ayrılıp sınıfa girmesini zorlaştıracaktır.

Çocuğunuzu okul ile korkutmayın.

Çocuğu okulla korkutmayın. Okul, çocuğunun uzun yıllar içerisinde bulunacağı, yeni bilgi ve deneyimler kazanacağı bir yer olduğundan okula karşı olumlu bir tutumunun olması eğitim-öğretim hayatı boyunca önemli olacaktır. Eğer çocuğu okul ile korkutursanız, bu gitmek istemiyorum ile başlayan ve uzun vadede öğrenme ile ilgili sorunlar yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle, okulla korkutmak yerine, buranın yalnızca derslerin gerçekleştiği bir yer olmadığını, keyifli oyunlar oynayabileceği, yeni şeyler öğrenebileceği ve arkadaşlık ilişkileri geliştirebileceği olumlu bir yer olduğunu öğrenmesini sağlayın.

Pandemi döneminde okula dönüş aileler ve çocuklar için kaygı verici olabilir.

Pandemi nedeniyle çocuklar uzun süredir okula gitmediler. Evde alınan eğitim ile çocuklar evde aileleri ile zaman geçirmeye alıştılar. Bunlara ek, çocuklarımıza düzenli olarak ellerini yıkamalarını, sosyal mesafeyi korumalarını ve maske takmaları gerektiğini hatırlattık. Dolayısıyla bazı çocuklarımız için dışarı çıkmak evin güvenli ortamından ayrılmak demek haline geldi. Bu durumda çocuklarda kaygı sorununun ortaya çıkmasına neden oldu.

Çocuklar yetişkinler gibi kaygılarını adlandırmak ve ifade etmek konusunda başarılı değiller. Ancak, tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi kaygının fizyolojik belirtilerini gösterirler. Ayrıca, kaygılı çocuklar vurma, bağırma gibi davranışlarla öfke krizleri gösterebilirler. Okula gitmek istememe ve anlamsız korkular da kaygının belirtisi olabilir. Ebeveynlerin kaygının belirtilerini fark etmesi, hangi durumlarda kaygı yaşandığına dikkat emesi gerekir. Bunun için çocuğu dinlemek, duygularının herkes tarafından yaşanan normal duygular olduğunu ifade etmek ve kaygı ile baş edebilmesi için desteklemek gereklidir.

Kaygı ile baş etme becerilerini desteklerken, eğer çocuğunuz okul öncesi eğitim aldıysa, o dönemdeki güzel anılarını ve arkadaşlıkları hakkında sorular sorabilirsiniz. Diğer taraftan, alınması gereken önlemleri hatırlatmanızda fayda vardır. Yalnızca bunu yaparken, çocuğu korkutmak yerine alınan tedbirlerin güvenlik tedbirleri olduğunu ve herkes tarafından uyulduğunu belirtmek gerekir. Büyüklerin kurallara uyulup uyulmadığını kontrol ettiğini söylemenizde kaygının azalmasını sağlayacaktır. Pandemideki gelişmelerden dolayı okullar kapanma ihtimali her zaman var. Bu durumu çocuğa okul başlamadan söylemek, okulların kapanması durumunda daha az hayal kırıklığı yaşamasını sağlayacaktır. En önemlisi, kaygı bulaşıcı bir duygudur, çocuklar anne-babalarının kaygılarını çok iyi hissederler. Ebeveynlerin, çocuklarının okula başlama konusunda duydukları kaygıyı iyi yönetmesi gerekmektedir.

Bonus: Sabırlı olun, her şeyin bir zamanı var.

Her çocuğun gelişim hızı ve özellikleri birbirinden farklılık gösterebilir. Üstelik küçük çocuklarda gelişim çok hızlı olduğundan, birkaç ay gibi kısa sürelerde çocuklar birçok yeni beceri edinebilirler. Yerinde oturamama, kurallara uymama gibi sorunlar varsa bunların başında çocuğun takvim yaşının tutmuş olmasına rağmen bilişsel ve ruhsal gelişiminin okula henüz hazır olmaması olabilir. Çocuğun okula hazır olup olmadığı okullar başlamadan değerlendirilmesi gereken bir durum olmasına rağmen her zaman yapılamayabiliyor. Eğer böyle bir durum varsa okul rehberliği, gerekirse bir uzman ve ailenin iş birliği ile çocuğun okula uyumunun nasıl destekleneceği çözülmelidir.

Yeni eğitim-öğretim yılının başta çocuklarımız, aileleri ve öğretmenlerimiz için verimli ve keyifli geçmesini diliyoruz.